Liposuction’da Yeni Dönem

‘Bölgesel zayıflama’denince akla ilk gelen yöntemlerden biri olan Liposuction’ın etki alanları genişledi. Göğüs küçültmede uzmanların sıklıkla tercih ettiği bir yöntem halini alan Liposuction; Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de ise köprücük kemiklerinin daha belirgin olması için omuz bölgesine de uygulanıyor.

Vicudun yağ dağılımındaki dengesizliği düzenlemek için geliştirilen Liposuction, gerçekte kilo vermek ya da beden ölçüsünü küçültmek amacıyla yapılmıyor. İşlemin amacı ‘kontur bozukluklarını’ ortadan kaldırmak… Basenler, bel, karın, diz içleri, uyluklar, üst kol bölgesi ve gıdı bölgesi kadın ve erkeklerde bu işlemin en çok uygulandığı bölgeler… Ancak vücuttaki kontur bozuklukları sadece fazlalıklar şeklinde gözükmeyebiliyor. Çöküklükler ve asimetrik bozukluklar gibi bazı durumlarda yapılması gereken işlem o bölgeden yağın alınması değil yağ verilmesi ki bazı uzmanlar bu işleme Liposuction (yağ emme) yerine Liposculpting (yağ şekillendirme) adını veriyorlar.

Son günlerde ise bu yöntem farklı alanlarda da kullanılıyor. Yağ alma yöntemleri arasında sonucu en garantili olan Liposuction’ın kullanım alanlarında yaşanan bu değişim ile doktorlar omuz bölgenizdeki yağları alarak köprücük kemiklerinizi belirginleştirebiliyor ve göğüslerinizin küçülmesine yardımcı olabiliyorlar. Ülkemizde uygulanan Liposuction alanlarını ise Uzman Doktorumuz ise “Ülkemizde çoğunlukla bugüne kadar karın, basen, kol ve bacaklarda liposuction yapılırken, günümüzde yüz, genital organların üst kısmı, ayak bileği, diz çevresi, omuz, yağ bezeleri ve göğüs bölgesinden de sıklıkla liposuction yapılmaya başladı,” diyerek anlatıyor.

Ünlü Hollywood yıldızlarının gösterişli straplez elbiselerle ne kadar ihtişamlı durduklarını fark eden kadınlar, onlar gibi köprücük kemiklerine sahip olmak için Liposuction yöntemine başvuruyorlar. Ünlü New Yorklu doktor; “Bana gelen hastaların çoğu Keira Knightley gibi omuzlara sahip olup olamayacaklarım soruyorlar. Eskiden böyle bir yöntem olmadığı için uygulayamıyorduk. Şimdi Liposuction’ın omuzlara uygulanabilmesi ile gelen hastalarımın yüzünü güldürmeyi başarıyorum” diyor ve bu yöntem ile estetikte yeni bir dönem açıldığım vurguluyor. Beverly Hills’in ünlü estetik cerrahlarına göre ise “Neredeyse her bölgeye Liposuction uyguluyorum. Hatta çoğu doktorun uygulamadığı birçok bölgeye ama omuz bölgesine yapmayı bugüne kadar hiç düşünmemiştim, isteyene de rastlamamıştım. Eğer bir insanın yağlı omuzlan varsa, bunun tamamen kemik genişliği ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Bunun için Liposuction yaptırmak yerine sağlıklı bir şekilde kilo vermek denenebilir” diyerek işlemi onaylamadığının altını çiziyor.

İNCE OMUZLAR
Tabi ki Liposuction’a alternatif yöntemler de bulunuyor. Ama bunların hiçbirinin bu yöntem kadar etkili olmadığı dile getiriliyor. “Günümüzde yağ erittiği söylenen birçok yöntemden bahsedilmekte. Ancak Liposuction’a oranla kıyaslanabilecek bir yöntem yok. Lipoliz yöntemi derialtı dokusuna bazı ilaçlar vererek yağ dokusunu erittiği söylense de Liposuction kadar etkili olmadığı uygulayıcıları tarafından da kabul ediliyor. Lipocaving yöntemi yağ dokusunda incelme sağlasa da Liposuction’m etkilerinden oldukça uzak. MLS yöntemi yine cerrahi olmayan yağ eritme yöntemi olarak biliniyor, ancak yine Liposuction’dan daha az etkilidir. Mezoterapi yöntemi ise hem riski fazla hem de her hastada aynı sonuçları vermediğinden düzenli ve etkili bir sonuç almaktan oldukça uzaktır. Deri ile beraber yağ dokusunun kesilerek alınması ise sınırlı olarak bir veya iki bölgede uygulanabilir ve bıraktığı izler daha kötüdür. Özetle de daha etkili bir yöntem henüz daha yoktur,” diyerek alternatiflerin Liposuction’dan olan farklılıklarını dile getiren Doktorumuz, omuz bölgesine başka hiçbir yöntemin uygulanamayacağının da altını çiziyor. Bu yüzden de Liposuction tekrar çıkışa geçiyor…

Omuz bölgesi; diğer bölgeler kadar olmasa da yağı yoğun oranda biriktiren bölgeler arasında… Hatta çok ince olan kadınlar da dahi yağ bu bölgede toplanabiliyor. Bu nedenle çok hızlı bir şekilde kadınların kurtarıcısı haline gelen Liposuction, köprücük kemiklerinin etrafındaki yağların azaltılmasında da tercih ediliyor. Lokal anestezi ile uygulanan bu yöntem ile omuz bölgesinde beş milimetrelik üç kesik açılıyor ve yağlar bu kesiklerden vakum ile emiliyor. Bazı doktorlar ise Liposuction uygulamadan önce bölgedeki yağları lazer ile parçalamayı tercih ediyor. Vakum işlemini ise akabinde gerçekleştiriyorlar. Doktorumuz; ağrısız olan bu işlemin ardından bir gün dinlenmenin yeterli olduğunu belirtiyor. Ancak terlemenin yüzde 80′i iki haftada azalırken; kalan yüzde 20′si altı haftada yok oluyor. Minimum seviyede meydana gelen yaralar ise on günde yok olmaya başlıyor. Ayrıca omuz bölgesindeki cilt çok ince olduğundan bu bölgede herhangi bir dalgalanma ya da düzensizlik meydana gelmesinin imkânsız olduğu belirtiliyor. Kesikler ise koltuk altında saklandığı için gözükmüyor. İşlemin fiyatı ise 6000 ila 10 000 dolar arasında değişiyor.
Liposuction’m bir başka yeni etki alam ise göğüsler… Bel ağrılarına, hatta kamburluğa neden olan büyük göğüs sorunuyla yaşamak zorunda değilsiniz!

Liposuction yöntemiyle, büyük göğüs probleminden izsiz, kesiksiz kurtulabilmeniz mümkün. Üstelik bu yöntemle göğüs küçültme ameliyatının avantajları, klasik ameliyatların bütün dezavantajlarını ortadan kaldırıyor. Türkiye’de bu yöntemi yeni uygulanmaya başlamıştır ve göğüs küçültme ameliyatlarının en zor ameliyatlarından biridir. Klasik ameliyatlarda büyük izler ve hissizlik kalırken, Liposuction ile meme küçültme ameliyatlarının klasik ameliyatlara göre avantajını ise şöyle açıklanabilir; “Bu yöntemde hiçbir kesi ya da dikiş izi meydana gelmez. His kaybı olmamakta, hastalar doğum yaptıklarında çocuklarını emzirebilmekte, ortalama iki saat süren işlemin ardından hasta evine dönebilmekte. Klasik ameliyatlarda kullanılan Hemovax adındaki direnlerin uygulanması da gerekmiyor. Ayrıca hasta iki gün sonra araba kullanabilir ve işine dönebilir. Bir tek kontrolün dışında pansuman gerekmez, ameliyattan iki gün sonra banyo yapabilir ve normal hayatınıza dönebilirsiniz.”

GÖĞÜS KÜÇÜLTME İŞLEMİ
Liposuction ile göğüs küçültme ameliyatı, özellikle göğsü ileri derecede büyük ve yağlı olan her yaşta kadına yapılabiliyor. Yalnız ne yazık ki küçültme işlemi, göğsü büyük olmasına rağmen aşırı sarkık olanlara uygulanamıyor. Liposuction; göğüs ve koltukaltı bölgesinde açılan üç milimetrelik iki adet delikten yapılıyor ve göğüs çevresi, koltukaltları, yanlar ve sırt bölgesinden, hatta bel bölgesine kadar olan fazla yağlar alınarak, hem göğüs küçültülüyor hem de vücudun üst kısmı inceltiliyor. Üstelik istenirse aynı seansta veya başka bir seansta üst kol bölgesindeki aşırı kalınlaşma da Liposuction ile giderilebiliyor. Açılan delikler, birer adet katküt dikişle kapatılıyor. Alınmasına ise gerek yok. Zira kendi kendilerine düşüyorlar. Bu operasyonda süt kanallarının kesilmediğine dikkat çeken uzman doktorumuz; işlem yapılan kişinin operasyon sonrasında rahatlıkla çocuğunu emzirebileceğini vurguluyor. Yine sinirlerde herhangi bir kesilme söz konusu olmadığı için göğüs başı ve diğer bölümlerde his kaybı meydana gelmiyor.
Liposuction ile göğüs küçültme operasyonunun, klasik ameliyata göre avantajları bunlarla da sınırlı değil. Avantajlarından biri de, iki saat süren operasyon sonrası hastanın beş, altı saat sonra evine dönebiliyor olması. Ameliyat sonrasında göğüste bir gevşeme ve hafif bir sarkma meydana gelebileceğini hatırlatan uzman doktorumuz; “Ancak cilt zamanla kendini toparlayacak ve yeni göğse adapte olacaktır. Özellikle önce sarkma yoksa ve hasta gençse, cildin elastikiyeti iyiyse bu toparlanma daha çabuk gerçekleşir, estetik sonuçlar da daha iyi alınır” diyor. Uzman doktorumuz; eğer göğüs çok sarkık ve cildin elastikiyeti azalmış ise klasik metotların içinde en son ve en yeni metot olan Vertikal Mastopeksy yönteminin başarıyla uygulandığını da belirtiyor.

 

Burun Estetiğinin Püf Noktaları

Günümüzün estetik ameliyatları artık doğal, yüz biçimine uygun ve fonksiyonunu koruyabilen bir buruna kavuşturma çabasında. Başarılı bir burun ameliyatı, elbette ki teknolojik yeniliklerle doğrudan ilgili. Ancak operasyon öncesi ve sonrası neler yapılması gerektiği, güzel bir burnun ardındaki en önemli detay.

Burun estetiği hiç kuşkusuz bizlerin en çok ilgisini çeken güzellik unsurları arasında yer alıyor. Öyle ya, gereğinden büyük ya da eğri bir burun, yüzümüzün tüm güzelliğini gölgeleyebiliyor. Dolayısıyla, burun ameliyatları, estetik cerrahide en sık uygulanan yöntem olma özelliğini günümüzde de koruyor. Ancak hepimizin imrenerek hatta biraz da kıskanarak baktığı hokka burunlar artık mazide kaldı. Bu burun şekli, yerini “doğal”, yani düzgün, yüz biçimine uygun ve fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilen burunlara bıraktı. Üstelik, son yıllardaki teknolojik gelişim sayesinde ameliyattan sonra aynı gün taburcu olunabiliyor, bir hafta içinde de iş hayatına dönülebiliyor.

Peki, burun ameliyatlarında başarılı sonuç elde etmek için günümüzde nasıl bir yöntem izleniyor? En önemlisi de, ameliyattan sonra herhangi bir sorunla karşılaşmamak için nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Tüm bu soruların yanıtlarını Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanlarımıza sorduk.

Burun neden önemli?

Burun estetiği, estetik cerrahinin en incelikli ameliyatı hiç kuşkusuz.

Bunun üç ana nedeni var;

Birincisi, burnun yüzümüzün tam ortasında yer aldığı için en çok göze çarpan organımız olması. Dolayısıyla burundaki çok küçük bir kusurun ve asimetrilerin
bile rahatlıkla görülebilmesi, ikincisi, burnun nefes alma gibi çok önemli bir fonksiyonunun olması. Üçüncü neden ise; burnun hem çok küçük ve narin yapıda, hem de birbiriyle çok yakın bağlantıdaki; deri, mukoza, kemik ile kıkırdakların oluşturduğu bir organ olması.

Fonksiyonu korunmalı

Çok değil, bundan 15 – 30 yıl önce, kemeri aşırı derecede alınmış, ucu gereğinden fazla kaldırılmış ve inceltilmiş, dışarıdan bakıldığında ameliyat edildiği belli olan burunlar adeta moda olmuştu. Üstelik ameliyat sonrası kadınların çoğunda nefes alma güçlükleri yaşanıyordu. Günümüzde ise tam tersi bir uygulama söz konusu, yani artık ameliyatların felsefesi değişti.
En büyük değişim ise, burundaki deri, kemik ve kıkırdak gibi oluşumların her milimetresinin önemli fonksiyonlarının olduğunun bilincine varılması. Çünkü, burun içindeki yapılar dikkate alınmadığında; nefes alma fonksiyonunda sorun oluşabiliyor ve uzun vadede şekil bozuklukları gelişebiliyor. Dolayısıyla, günümüzde tüm ameliyatlarda burnun fonksiyonunu korumak, hatta mümkünse daha iyi işlev görmesini sağlamak en önemli unsurlardan biri haline geldi.
Bu nedenle artık kıkırdakları küçültmek amacıyla yapılan ameliyatlarda, bu dokudan fazla miktarda çıkarmak yerine, burnun bütünlüğünü korumaya özen gösteriliyor. Bu detayları yerine getirmek için de, ameliyat sırasında bölgeye doku ya da kıkırdak naklediliyor, hatta bazı durumlarda sorunu çözmek amacıyla vücudun başka bölgesinden nakil yapılabiliyor.

Estetik amaçlı yapılan ameliyatlarda üzerinde en çok durulan bir başka nokta da; burnun yüzle bütünleşmesi, yani diğer organlarla orantılı olması ve doğallığını koruması. Öyle ki, ne kadar güzel görünürse görünsün, dışarıdan işlem gördüğü fark edilen burun ameliyatları artık başarılı kabul edilmiyor. Herkes farklı bir yapıda buruna sahip olduğu için yüz oranlarına uygun ve doğal bir sonuç elde edebilmek amacıyla her kişide farklı işlemler uygulanıyor. Örneğin, artık her burun aynı ölçüde küçültülmediği gibi, bazı bölgelerin büyütülmesi de gerekebiliyor. Son yıllardaki yeniliklerden biri de, endoskopik yöntemle burnun iç bölgesinin detaylı olarak incelenebilmesi. Bu yöntem sayesinde burun bölgesinde herhangi bir sorun rahatlıkla tespit edilebiliyor ya da yapılan İşlemlerden emin olunmadığında kontrol edilebiliyor.

Teknoloji hizmetinizde

Doktorunuz, en doğal ve yüzünüze en uygun olan burun şeklini bilgisayar aracılığıyla size hemen aktarabiliyor. Ayrıca, İstediğiniz şeklin yüzünüze yakışıp yakışmadığı yine bilgisayar ortamında gösteriliyor. Önce dijital fotoğraf makinesiyle fotoğraflarınız çekiliyor ve bilgisayara aktarılıyor. Ardından bilgisayar ortamında burnunuzun; yüzünüz, gözleriniz ve alnınızla nasıl bir ilişki içinde olduğu, burnun hangi bölgesinin daraltılmasının daha iyi sonuç vereceği belirleniyor. Ve, fotoğrafınız üzerinde işlem yapılarak, alınan sonuçlar size anında gösteriliyor Dolayısıyla bilgisayar programları sayesinde sonuçlar artık sürpriz olmaktan çıkıyor.

Sürprizle karşılaşmayın

Ancak bazen istenmeyen tablolar da gelişebiliyor. Burundan çok fazla doku alındığı için kimi zaman burundan kimi zaman da kulak, hatta kaburga kıkırdaklarından doku alınarak nakil gerekebiliyor. Doç. Doktorumuz, ameliyat öncesi hastalarla en az iki kez görüşmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Burun ameliyatında kötü bir sürprizle karşılaşılmaması için öncelikle doktorunuzun yaptığı ameliyatlardan örnekler göstermesini istemeniz yerinde olur. Ayrıca, ameliyattan beklentilerinizi doktorunuza açıkça ifade edin. Doktorunuz, isteğinizin ne denli doğru olup olmadığını size detaylı olarak anlatmalı.

Ameliyat sonrasına dikkat!

Ameliyattan sonra ilk üç günü oturur pozisyona yakın, yani baş ve kalbiniz yüksekte kalacak şekilde geçirin. Bu oturuş biçiminiz şişlerin inmesi açısından çok önemli. Ayrıca, ameliyattan sonra özellikle ilk 48 saat aralıklı olarak burun bölgenize buz kompresi uygulayın. Burundaki sızıntıyı ve kanamayı artırmamak için, ilk 2-3 gün sıcak besinler ya da içecekler tüketmeyin. Op. Doktorumuz, ameliyat sonrasında ilk haftayı dinlenerek geçirmenizi öneriyor. Ameliyat sonrasında ağır egzersizler uygulamaktan kaçınmanız da yine dikkat etmeniz gereken noktalar arasında yer alıyor.